Tasarıma İlk Adım

Bu rehberi hazırlama amacımız herkesin tasarım yapmaya hakkı olduğuna olan inancımızdır. Evet, herkes tasarım yapabilmeli. Günümüz dünyasını şekillendiren sayılı tasarımcılara “Siz düşünün” diyemeyiz. Tüm beyinler bu işin içine girmeli. Ne kadar çok insan tasarıma yatkın olursa çevremiz bir o kadar daha güzelleşir, şekillenir, medenileşir, kolaylaşır. Unutmayın ki insan alet kullanan bir varlıktır. Ne kadar çok aletimiz olursa o kadar basitlikten uzaklaşır ve bir o kadar medeni oluruz. Bu bizlere pratiklik, hayatı kolaylaştırma, güzelleştirme ve zaman olarak geri döner. Hayattan daha çok keyif almaya başlarız. Donanımlarınız ne kadar üst düzeyde olursa olsun sizden istenildiği anda bir şeyler sunmanız imkânsıza çok yakındır. Hayal gücünüz süper, zekânıza güveniniz tam, gözlem yeteneğiniz harika, tekniğiniz iyi; “Bize bir oyuncak ürün geliştir” denildiğinde uzun uzun düşünmeye başlarsınız. Sizden istenileni sunmanız zaman alır. İstenen şeyi o anda veremezsiniz. Bu iş o kadar basit değil. İnsanların bir şeyler üretebilmesi için;

Bazen donanımlarınızın iyi olması gerekir. Bazen bir konu üzerinde çok yoğunlaşmanız gerekir. Bazen de bir ilham yeterlidir. Tasarlamak sizin de hakkınız. Birilerinin tasarlayıp önünüze koyduğu ve bunu bu şekilde kullanacaksınız dedikleri her şeyi o şekilde kullanmak zorunda değilsiniz. Örneğin kullandığınız kupanın kulbunu beğenmeme özgürlüğüne sahipsiniz. O halde bu hakkınızı kullanmayı öğrenmeli ve çevrenizdekilerden farklı olduğunuzu göstermelisiniz.

YENİ BAŞLAYANLAR:

  • Yaratıcı zekâ,
  • Farklı bakış açılarından bakabilme yetisi,
  • Gözlem yapabilme,
  • Teknik bilgi,
  • İmalat bilgisi,
  • Teknik resim,
  • Fen bilimleri (fizik, kimya, geometri, biyoloji vs.) bilgileri.

Tasarıma yeni başlayan biri için bu özelliklerin hepsine birden sahip olamayabilirsiniz. En azından gözlem yapabiliyorsanız tasarıma başlayabilirsiniz. Diğer konular için ise tasarımınızı en son bir bilene danışmalısınız. Yine bu konuda sitemiz sizlere her türlü desteğe hazırdır. Öncelikle konu başlıklarına ihtiyacınız var. Tasarım yapmak istediğiniz saha nedir? Muhakkak ki bir ilgi alanınız vardır. Bu alana yoğunlaşmanız sizi başarıya daha çabuk ulaştıracaktır. Böyle bir ilgi alanınızın olmadığını düşünelim. O halde bize gereken bir sınıflandırma listesidir. Bu listeyi hazırlarken öncelikle her şeyde İKİYE AYIRMA tekniği kullanacağız.

İKİYE AYIRMA TEKNİĞİ

  • Kadın / Erkek
  • Yaşlı / Genç
  • Yetişkin / Çocuk
  • Ev / İş
  • Mutfak / Banyo aksesuarları
  • Yiyecek / İçecek aksesuarları
  • Dış mekân / İç mekân
  • Sık kullanılan / Az kullanılan
  • Hediyelik / Eşantiyon
  • Hobi / Oyuncak
  • Bilgisayar / Araba / Ofis aksesuarları
  • Tekstil / Mobilya
  • TV / Radyo
  • Kitap / Dergi
  • Statik / Dinamik
  • Mekanik / Elektronik… vs.

Bu liste çok uzayabileceği gibi ilgi alanlarınıza göre sade bir şekilde de hazırlanabilir. Listemiz hazırsa şimdi arasından herhangi birini seçerek işe başlayabiliriz. Mutfak aksesuarlarından başlamanızı tavsiye ediyorum. Sizlere örnek olabilmek adına ben de mutfak aksesuarlarını seçiyorum. Nasıl bir ressam ilk olarak el, sarımsak, at çiziyorsa, bir aşçı önce çorba yapmayı öğrenerek meslek hayatına başlıyorsa bir tasarımcı için işe mutfaktan başlamak en kolay ve en idealidir. Çocukluğumuzdan beri en çok o mekânı kullandığımız için beyin bilinçaltında mutfak ile ilgili birçok veri toplamıştır. Şimdi oturduğumuz yerden kalkıp mutfağa gidelim. Annemizi/Eşimizi izleyelim. En çok hangi aletleri kullanıyorlar, hangi hallerde çok zorlanıyorlar. Mümkünse yapmaya çalışalım. Bu arada kullandığımız her aletin daha sade daha basit ama daha işlevsel nasıl olması gerektiğini de düşünelim. Sizlere örnek olmak adına bende mutfağa gidiyorum ve ilk gözüme çarpanlar şunlar.

İlk gözlem;

Herkes gibi eşimde yağı çok kullanıyor ve tezgâhın üzerinde sürekli duran bir yağ şişesi var. Bu şişe camdan, ev eşyaları satan bir dükkândan almıştık. Fakat burada gözüme hoş gelmeyen bir şey var. Yağ döktükçe şişeniz dışında kalan yağlar zamanla kalın bir tabaka oluşturmuş ve yine eşim dışından süzülen yağları temizlemek için şişenin altında her zaman katlanmış bir peçete bulundurur. Şişe cam olduğundan bu kalın yağ tabakası göze hiç hoş gelmiyor. Evet, ben bir şeyler yakaladım galiba, siz ne durumdasınız? Buradan yola çıkarak beni rahatsız eden konuları ortadan kaldıran bir şişe tasarımı yapabilirim. Bakın tasarım bilinçli olduktan sonra bu kadar kolay. İnanın biri gelse ve bana “hadi anlat” dese aklıma bir yağ şişesi asla gelmezdi.

İkinci gözlem;

Ne zaman misafir gelse veya evde çay yapsak, çay bitene kadar ocağın altı kısık olarak açıkta bekler. Burada bir israf olduğunu düşünüyorum. Bir bardak çayın maliyeti sürekli artıyor. Belki de farkında değiliz ama kafedeki çay fiyatına yaklaşıyor. Burada ısıyı uzun süre saklaya bilen bir çaydanlık formu düşünülebilir.

Üçüncü gözlem;

Geçenlerde çayı ben yapmak istedim ama eşimin gibi yapmadım. Önce çay tozlarını yıkadım, sonra süzdüm ve ısınan altlığın üzerine koydum. Fark ettim ki daha çok dem salmış. Yani eşimin iki kaşık çaydan çıkardığı demi ben bir kaşıktan çıkarmışım. İşte ikinci israfı yakaladım. Bu iki israfın konusu aynı. Çaydanlık. Konumu bulduğuma göre tasarım çalışmalarıma başlayabilirim. Tasarımın ilk adımı araştırmadır. Öncelikle büyük market ve dükkânları dolaşın. Konunuz ile ilgili her ürünü hafızanıza alın. Rutin olarak bir milyoncu diye bilinen dükkânları gezin. Bu sizlerin hayal gücünü ve tasarım yeteneğinizi geliştirecektir. İnternette konunuz ile ilgili araştırmalar yapın. Tüm bunların sebebi boşa zaman harcamamanız için. Çünkü insan zamanını harcayıp ortaya bir şey çıkarır ve bu ürünün var olduğunu öğrenirse tüm hevesi kaçar, adeta yıkılır. Çoğu insan gibi, her şeyin birileri tarafından bulunduğunu artık bulunacak bir şeyin olmadığını düşünmeye başlar. Bu durumu yaşamamak için konunuzu belirledikten sonra tasarıma başlamadan önce bol bol araştırma yapmalısınız. Dikkat etmeniz gereken bir şey daha var. Tasarım yapmak ile icat yapmayı birbirine karıştırmayın. Tasarım yapamaya başlamak için dikkat ettiyseniz sadece “gözlem yeteneğinizin olması yeterlidir” demiştim. Oysa icat yapabilmek için donanımlarınızın eksiksiz olması gerekir. Her mucit çok rahat tasarım yapabilir ama her tasarımcı icat yapamaz. Elinizde var olan nesnenin bir üst modelini yapmak tasarım, hiçbir yerde olmayan yepyeni bir şey yapmak icattır. En sade haliyle konuya böyle bakmalısınız. Donanımlarınız eksik iken icat yapmaya kalkarsanız çok gülünç durumlara düşebilirsiniz. Buda zamanla moral ve motivasyonunuzu düşürür, tasarımdan uzaklaşmanıza sebep olur. İşin en başındayken, var olan nesnelerin bir üst faydalı modellerini yaparak işe başlayın ki tasarımlarınız için cesaretiniz artsın. Bir diğer unutulmaması gereken konu da şudur; Tasarımlarınızın ticari bir getirisi olabileceğini düşünüyorsanız mutlaka patent almalısınız. Ülkemizde ne yazıktır ki patent kültürü tam olarak gelişmedi. Her ne kadar son beş yıldır hız kazansa da olması gereken kadar değil. Size ait olan fikirlerinizi ifşa etmeden önce mutlaka koruma altına almalısınız.